06 04 2010

SENİ ARAYIŞIMIN SERÜVENİ

              

       

I. FİRKAT
 
Batı Anadolu kasabalarının birinde geçen çocukluğumda
İlk yaz akşamları çok bekledim
Gelecek olan,lakin gelmeyeni
Limanlar resimlerde,kartpostallarda
İstasyonlar filmlerdeydi sadece.
Ama bekledim gelecek diye
Ey bir türlü gelmeyen seni..
Akşam olunca sarı saçlı/yeşil gözlü bir kız çocuğu ağlardı
Tekir bir kedi yavrusunun miyavlaması duyulur
Perde aralıklarından dünya süzülürdü
Bense  seni arardım.
Solan sokak lambaları altında.
Bir yarasanın kanatları değerdi,
Yedeksubay tıraşlı saçlarıma.
Muştucular uçardı beyaz/ kara haber yüklü.
Uzaktan ağustos böceklerinin sesleri arasında
Bayat-ı araban bir şarkının nağmeleri gelirdi kulaklarıma
Ama sen gelmezdin,
Ey yıllarca beklenen,
Hemen gelecekmiş sanrısı veren
Lakin bir türlü gelmeyen.
 
 
 
II. HASRET
 
 
İlkyaz akşamlarıyla gelmedin
Yetmedi umudum tükenmesine
Yıllar yılı gelmeyişin
Şimdi ben seni aramaya çıkmış
Bir seyyah-ı fakir
Aldırmadım kendimden kaçtığımı söyleyenlere
Duymadım.
Tükendiğimi, kendimi aşamadığımı söyleyenleri...
 
Değer verdiğim saygı duyduğum,
Mihnet borcunu can borcum gibi sırtımda taşıdıklarımın
Serzenişlerini, imalarını
Duymadım duymamalıydım
Kadere karşı koymak olurdu bu.
Değilmiydi ki;
Kim ki kadere inanır,kederden emin olur.
 
Dinlemeyezdim, dinlememeliydim de
Ve Dinlemedim, aramaya çıktım.
 
Elinde bavulu ve
Suratındaki bir haftalık traşıyla
Yorgun taşralının çehresi
 
Ama gözlerinde umudu gördüm
Anlıyormusun umudu.
 
İşte ondandır liman deyince İstanbul’un
İstasyon deyince Haydarpaşanın aklıma düşüşü
Düdük sesleri yankılanırdı kulaklarımda
Bacasından dünyanın kahrını kusarcasına,
Tüküren o şimendiferlerin.

 
III. GAYRET
 
Seni getirmedi bana ufak tefek taşlı Bursa
Gitmeliydim yedi tepeli şehre;
Limana istasyona varmalıydım.

 
Kampüslerdir seni bana getirmesi gereken
Beklenen, gelecek olan
Lakin gelmeyen seni.

 
Tütünü çiğnedim,gül ağacında tüttürdüm
Dirsek çürüttüm anfilerde.
Aradım biteviye seni her yerinde şehrin.
Salaş yaşamlara vurdum kendimi
Metropolitan şehrin sokaklarında.

 
Ama gelmedin, belki de gelemedin
Denize yürüdüm deniz anlardı beni;
Hiç parmağını denize  değdirmemiş olan beni

 
Fakat deniz sustu,yakamozlar duruldu
Anlıyormusun deniz sustu.
Martılar uçuşmuyor başım üstünde.
 
IV. YİNE HASRET
Ben yine buradayım bu taşra kasabasında
İnan yine seni bekliyorum
Yitmedi umudum,tükendim ama
Yitirmedim umudumu

 
Ben garip bir seyyahım bu cihanda
Sefere hazır, aramaya amade,

 
Gel demiyorum,
Geleceğin zamanı sen bilirsin,
Değilmiydi ki;
Kadere inanan kederden emin olur.



 
                                                                 Bursa/1994





 
NOT: Bu dizelerin omurgası Sevgili dostum A.E ye aittir, teferruat tarafıma.

 

56
0
0
Yorum Yaz